Özgün ama bütünle bir ol!

Bugün İstanbul saati ile 21:31’de Aslan Burcu’nun 28 derecesinde bir Tam Güneş Tutulması gerçekleşiyor.

28 derece Astrolojik olarak hayat amacımızı ve kadersel olarak gideceğimiz yolları gösteren önemli bir derecedir. Yaşamda uzmanlaşacağımız, kendimizi göstereceğimiz alanlardır. Aslan Burcu ise 28 derecede aslında okült ile ilgilidir, kayıplar ve büyük tehlikelerle de ilgilidir, sanatsal eğilimleri, başkalarının fikirlerini alıp onları bambaşka alanlara yükseltmeyi de simgeler. Maddi olarak ne kadar çok varlığın olursa olsun hep daha fazlasını istemek ile de ilgilidir. Bu derecede Aslan Burcu, düşüncelerine oldukça bağlıdır, dünya ona uysun ister, liderlik özellikleri fazladır. Tutulma da Ateş elementi ve Öncü Nitelikte. Dolayısı ile oldukça baskın, fiziksel olarak kendini hissettiren bir tutulma döngüsünden bahsediyoruz.


Güneş Tutulması bize yaşamdaki varlığımızı anlamak ve kendimiz olma farkındalığına ulaşmak anlamında önemli fırsatlar sunuyor. Bedenimizle olan ilişkimiz, çevremizle olan ilişkimiz, günlük hayattaki tarzımız ve tavrımız, derinde, kendi iç dünyamızda yaşadıklarımızı ne kadar yaşamımıza yansıtabildiğimizle ilgili kendimizi sorgulamamız için bize bir kapı açıyor.


Atalarımızdan devraldığımız, ana babamızdan öğrendiklerimiz, bize programlanmış olan değerler, inançlar, düşünce kalıplarından bağımsız; özgür ve yaratıcı benliğimizle biz aslında kimiz? En derindeki yaralarımızın, belki kendimize bile itiraf edemediğimiz acılarımızın ne kadar farkındayız ve bunların bize verdiği gücü ne kadar bütüne yansıtabiliriz? İkili ilişkilerimizde, eşimizle, iş ortağımızla yaşadığımız ani ve kişiliğimizi zorlayan olaylarda ne kadar kendimiz olabiliyoruz? Konfor alanımızı yitirmemek kaygısı ile ne kadar karşı tarafa uyumlanma yolunu seçiyoruz?


Tutulmada geri harekette olan birçok gezegen olması, tutulmayı daha da kişiliğimizi zorlayan, çevre ile olan ilişkilerimizi, günlük hayatın akışı içindeki olayları zorlar bir hale sokuyor. Geri hareketteki Merkür bize geçmişten olayları, kişileri getirerek belki de üzerini kapattığımız, dile getiremediğimiz duygu ve düşüncelerimizle yüzleşmemizi sağlamayı hedefliyor. Geri harekette olan Satürn, yaşam felsefemizi, küresel olarak bir Dünya insanı olmak, daha bütünsel bir felsefe geliştirmek, olaylara büyük resimden bakmak ile kendi küçük dar alanımızda, kendi dogmatik inançlarımızla yaşamak arasında bir seçim yapmamız için bizi zorluyor, sınıyor. Kariyerimiz ile ailemiz arasındaki dengeyi nasıl kurduğumuz ile ilgili sınanıyor olabiliriz. Unutmayın kariyer ne kadar yoğun, hayatınızda ne kadar baskınsa, tüm hayatınızı kaplıyorsa, kapattığınız, bastırdığınız ve görmezden geldiğiniz duygular, olaylar o kadar fazla demektir. Kariyer bizim en büyük unutma stratejimizdir. Yaşam her zaman denge arar.


Tutulmalar döngüseldir, dolayısı ile 18 yıl önce, aynı bu derecelerde yaşanan tutulmada neredeydiniz, yaşamınızda neler olmuştu, bunları düşünün. Bu kez, daha olgun, 18 yıl daha deneyimli biri olarak benzer duyguları yaşatan olaylarla karşılaştığınız zaman nasıl tepki vereceksiniz? Aynı dürtüsel dramalara mı kapılacaksınız? Yoksa bu kez bu döngüden büyümüş olarak mı çıkacaksınız?


Elbette tüm bunlar kişisel olarak doğum haritamızda hangi gezegenin hangi alanlara yerleştiği ile çok ilgili ama tutulmasını genel olarak bize söylediği, kendin olmaya cesaret et, yaratıcılığını göstermekten, ön planda olmaktan çekinme. Kendinin ve çevrenin farkına var. Yaşamda acılar, zorlanmalar, yıkımlar var, yaşam seni bunlarla eğitiyor, güçlendiriyor, sınıyor, büyütüyor. Sen tüm dürtüsel duygulardan bağımsız olarak, salt doğa ile birlikte var olan bir canlı olarak kimsin ve neredesin? Dünyaya, ancak kendin olarak katkıda bulunabilirsin. Ağaçları, bitkileri, kuşları, kedileri, köpekleri, tüm hayvanları, senden zayıf ya da güçsüz olanları fark et. Günlük koşuşturma içinde onları kaybetme, görmezden gelme. Gülümse ve bütüne kendin olarak ne verebileceğini düşün. Özgün ama bütünle bir ol.


Tutulma sırasında kendiniz ve dünya için iyi niyetlerinizi gökyüzüne yollamayı unutmayın. Hatta yazın, yazmayın, daha iyisi çizin. Cin Ali gibi olsun yine de çizin. Kadim kültürlerin yazılarının hep resimsel olmasının bir nedeni var. Hatta daha da iyisi, sol beyninizi etkisiz hale getirecek şekilde normalde kullanmadığınız elinizle çizim yapın. Bu sağ beyninizin yaratıcılığını devreye sokacak, içinizdeki en derin hayalleri açığa çıkarmanıza yardımcı olacaktır.


Sevgiyle kalın ki dünyaya hep birlikte sevgi yayalım, kişisel olarak en büyük katkımız bu olacaktır. Bırakalım tüm acılar, tüm delilik ortaya çıksın. Ortaya çıkmayan şey hiç şifalanır mı?

Bütünün hayrına bir tutulma olması dileğiyle.


Ebru Altan – Oğuzhan Ceyhan Astroloji Akademisi [Hocama derin sevgi ve saygılarımla]

Featured Posts
Posts Are Coming Soon
Stay tuned...
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

Her hakkı saklıdır. Burada yayınlanan bilgiler kaynak gösterilmeden ve "Ebru Altan" adı kullanılmadan hiç bir şekilde kullanılamaz.

Kullanılan tüm görseller telif haklarına tabidir, izinsiz kullanımının yasal müeyyidesi bulunmaktadır.

Lütfen izinsiz hiç bir şekilde kullanmayınız.